Pi Artworks tarafından temsil edilen üç sanatçı, Mayıs ayında üç ayrı kıtada kişisel sergiler yapıyor. Yeşim Akdeniz Kulüp Distopya ile 13 Mayıs – 25 Haziran arasında Pi Artworks İstanbul, Nejat Satı Cracks ile 19 Mayıs – 9 Temmuz’da Pi Artworks Londra, Mehmet Ali Uysal ise Hi! ile 12 Mayıs – 19 Haziran tarihleri arasında Sapar Contemporary, New York’ta güncel sanat takipçileriyle buluşuyor. Üç sanatçının da sanatsal pratiklerine aşina olmamıza rağmen, sergilerinin perde arkasında neler olduğunu bilmiyoruz. Bu yüzden de onlara, üretim süreçlerini daha iyi anlamak için sorular sorduk. Sergilerinin hazırlık aşamasında yaşadıklarını, bu etkinliklerin kariyerlerinde nasıl bir yere oturduğunu ve onlar için ne ifade ettiğini kendi ağızlarından aktarıyoruz.

Yeşim Akdeniz: İlk kez mekana bu kadar müdahale ettim
Yeşim AkdenizKlüp Distopya sergisi yaklaşık bir yıllık bir araştırma ve çalışma sürecinin sonunda ortaya çıktı. Bu sırada, dünyanın insan etkisiyle girdiği Anthropocene çağı ve insanın insan dışı varlıklar karşısında ayrıcalıklı bir konumu olmadığını savunan Object Oriented Onthology öğretisi üzerine yaptığım okumalar; 1930’lar Türkiye’sinin modernleşme süreci, bu sürecin dünyaki örnekleriyle gösterdiği paralellikler, erken cumhuriyet döneminin baskın ideolojileri doğrultusunda gelişen mimari yaklaşımlar ve bunun sonucunda inşa edilen ancak zaman içerisinde yokolan sembol binalarla ilgili okumalarla birleşti. Sonuçta da ortaya bu seri çıktı.

Ben önümde bir sergi planı olmadan da üreten bir sanatçıyım. Resim serilerimi konu ve anlatım dili bakımından birbirine bağlı, hatta birbirinin devamı olarak görürüm hep. Bu durum, yıllar içerisinde organik bir şekilde gelişti ve ara vermeden, devamlı çalışmamın bir sonucu oldu.unnamedÖnceki sergilerimde olduğu gibi, Klüp Distopya’nın da net bir kurgusu var. Yalnız bu çalışmayla birlikte, ilk defa bir sergimde mekana bu kadar müdahale ettiğimi söyleyebilirim. Burada, yaklaşık 10 yıl önce başladığım saat serisinin devamını getirmek istedim. Bu bağlamda sergiye üç boyutlu bir nesne de giriyor. Mekanı dönüştürerek, hem bu nesneye hem de resimlere ev sahipliği yapacak yeni bir hayali bir alan yaratmaktı amacım.

 

 

Nejat Satı: Duygusal yönümü bu sergiyle keşfettim
Nejat Satı“Cracks sergisini yapmaya karar verdiğimizde bambaşka bir fikirle yola çıkmıştım ancak süreç beni bu işlere sürükledi. Seriyi monokrom biçimde ele almaya ve rengi en dingin haliyle kullanmaya karar verdim. Bazı çalışmalarım, siyah zemin üzerine uygulanmış şefaf malzemeden oluşuyor. Dolayısıyla Cracks bugüne kadarki monokrom sergim. Önceki sergilerimde kullandığım renk ve yarattığım formlar oldukça dinamikti. Bu ise, üzerine uzun süre yoğunlaştığım ve sakince ele aldığım bir seri. Farklı yaklaşımlardaki çalışmalarım tinsel ve bedensel bir noktada buluştu.

Bu sergideki işleri Seferihisar, İzmir’de yaptım. Yeni bir eve taşınma, yeni insanlarla tanışma, yeni bir atölyeye alışma, dünyanın içinden geçtiği çalkantılı dönem… Üretirken tüm bunlardan etkilenmemek mümkün değil. Sonuçta yapıtlar, yaşadığım duygusal ve fiziksel kırılmanın ürünü. Serginin ismi de bu durumu yansıtıyor.Nejat Satı1
Açıkçası önceden, bu kadar duygusal olduğumu bilmiyordum. Bunu yeni anladım. Şehirden kaçıp küçük bir sahil kasabasına yerleştiğimde, içime döneceğimi ve ruhsal olgularıma yoğunlaşabileceğimi sanıyordum. Resmi, etrafımı saran politik olgulardan uzak, tamamen evrensel bir deneyim olarak ele alıp, zihnimdekileri hesapladığım gibi ortaya koyabileceğimi düşünmüştüm. Ancak yanılmışım…”

 

 

 

 

Mehmet Ali Uysal’dan New York sanat ortamına ‘merhaba’Mehmet Ali Uysal

Hi! New York’taki ilk kişisel sergim. Manhattan, Tribeca’daki yeni bir çağdaş sanat mekanının da açılış sergisi aynı zamanda. Yani herkes için bir ilk olma durumu var. Hem bu nedenle hem de yeni bir coğrafyada işlerimi sergileyecek olmaktan dolayı oldukça heyecanlıyım. Farklı bir kültür ve ülkede var olmaya, yapıtlarımı görünür kılmaya çalışmak her zaman sıkıntılı süreçler oldu benim için. Ortada beni tedirgin ve stresli kılan bir durum olsa da, farklı bir heyecan içinde olduğumu söyleyebilirim.

Burada sergilenecek işlerin çoğunu, Ankara’daki sanayi sitesi OSTİM’de ürettim. Böylesine endüstriyel bir ortamdan çıkan ve ustalarla aramda geçen diyaloglar sonucunda şekillenen bu çalışmaların dünyanın bir ucunda, New York’ta sergilenecek olması tuhaf bir durum doğuruyor bence. Üretim sürecinde işbirliği yaptığım kişiler, sanat ortamının uzağındalar. Hatta zaman zaman benimle alay ettikleri bile oluyor. Ancak işlerle kavramsal yönden ilişki kurmamaları, onlar için çaba harcamalarına engel olmuyor. Bana göre bu ikili durum, sürece farklı bir boyut kazandırıyor.
Hazırlıklar sırasında yoğun ve biraz da sıkıntılı bir dönem geçirdiğimi söyleyebilirim. Galerideki inşaat uzadığından, sergiyi birkaç kez ertelemek durumunda kaldık. Bu da motivasyonumu biraz zedeledi. Amerika’da, Türkiye ve Avrupa’da aşina olduğumdan çok daha farklı bir sanat ortamı, daha doğrusu piyasası var. Sergi için New York’a ikinci kez gittiğimde, çok farklı bir izleyici kitlesiyle karşılaşacağımı fark ettim. Bu da, yalnızlık duygusuna ve ‘Mars’a gidiyormuşum’ hissiyatına yol açıyor.

Mehmet Ali Uysal1Bu sergi vesilesiyle, ABD’deki güncel sanat ortamına, yepyeni projelerden ziyade, önceki serileri
mden bir seçkiyle ‘merhaba’ demek istedim. Sergiyi kurgularken, mekana özgü işlerle
birlikte, Askıda serisi
nden, tek edisyonluk dijital baskı çalışmalarımdan ve neon yerleştirmelerimden örneklere yer verdim. Ayrıca, 2012 yılında Nesrin Esirtgen Collection’da sergilenen Kabuk serisinden de bir yerleştirme var. Mekanın arkeolojisine işaret eden bu çalışma, uygulandığı yerle birlikte yeni anlamlar kazanıyor. Bu işi New York’ta, galerinin mimari yapısı elverdiği ölçüde, sergilendiği mekanın anlamına ve özgün yapısına temas edecek şekilde yeniden kurguladım.

 

 

Eda Derala: ed@piartworks.com
Tuğba Esen: te@piartworks.com
0212 293 71 03